Bana iletilen bir mesaj sizler ile paylaşmak istedim.
Çatalağaç köyü’nden merhum Kalayço Halil PİR (1936–2009)
‘‘Ruslar Kabaktepe’yi işgal ederek karargah kurarlar. Türk askerininde Güvende’de karakolu bulunmaktadır. Gelevera üzerinde bulunan Böğürtlen bükündeki birliğimizden, Mehmet Yüzbaşı askerlerini yanına alarak Güvende karakoluna takviye gelir. Amaç Kabaktepe’yi izlemektir. Takip sonucu Rusların karargah çevresini dikenli tellerle çevirmiş olduklarını görürler. Ruslar bu dikenli telleri diğer karargahlarıyla haberleşme aracı olarak da kullanıyorlarmış. Uzun bir takibin ardından Mehmet Yüzbaşı, askerleriyle birlikte, sabaha karşı sisli (dumanlı) bir havada teli aşıp Kabaktepe’yi basarak karargaha girer. Burada karşı koyan düşmanı öldürür, karşılık vermeyenleri de teslim alır. Ancak teslim alınan askerler arasında Türkçe konuşan bir Ermeni muhbir, karargahı dolaşmak maksadıyla, askerlerimizi oyalayıp tuzağa düşürerek şehit olmalarına sebep olur.’’ Trabzon yöresinden sorumlu Hacı Hamdi Paşa yönetimindeki Ordu, Giresun ve Trabzon hattını tutan birliğimiz içerisinden gönüllü olarak Kabaktepe’deki Rus birliğine baskın düzenlemiştir. Kürtün ilçesinde bulunan Kabaktepe Şehitliği nde Milli Savunma Bakanlığı Arşivler Müdürlüğü nün Birinci Dünya Savaşı Zayiat Defteri nde yer alan şehitlerimizin kimlikleri şöyledir;
Kabaktepe Şehitleri
1–11. Kolordu 102. Alay 2. Bölük Komutan vekili Mehmet Yüzbaşı. Kastamonu Tosya 1880 doğumlu.
2–88.Tabur 2.Bölük Piyade Er Hüseyin Muhacirkorucuoğulları, 1891 İznik doğumlu.
3–Piyade Er Esat Uzunömeroğulları,1890 Tokat Reşadiye İlçesi, Çakırlı köyü doğumlu.
4–102. Kafkas Taburu 2. Bölük Takım Zabiti Osman Nuri Piyade teğmen, 1886 İçel Silifke doğumlu.
5–11. Kafkas Hücum Bölüğü Takım Zabiti Piyade Teğmen Ziya, Artvin Yusufeli 1886 doğumlu.
Diğer iki şehidin kimlikleri tespit edilememiştir.
Sonuç olarak savaşın faturası bölgemize çok ağır olmuştur. Harşıt vadisinde daha eski tarihlerde de göçler olduysa da en büyük göç hareketleri bu savaşta yaşanmıştır. Bu savaşla birlikte birçok insanımız yerlerinden, yurtlarından, mallarından ve canlarından olmuşlar, bazı insanımızda Harşıt çayı’ndan yüzerek ya da dar alanlardan karşıya halat atarak geçmeye çalışırken azgın sulara kapılarak kaybolmuşlardır. Birçok varlığı bilinen ailelerin de bu savaşla birlikte nesli tükenip yok olmuştur. Yine bazı insanlarımızda Ermeni çeteleri tarafından kurşuna diziltilmişlerdir. O tarihlerde ayakta kalıp, başka illere göç eden insanlarımızdan bazıları, yıllar sonra birbirlerini bulmuş olup bugün hala görüşmektedirler.
Seyit Güvendi
01.01.2010
Doğankent |